
Seçimler bitti ve halk oylarını sağduyusuna göre kullandı. Sandıktan hangi parti çıkarsa çıksın önemli değil, önemli olan seçilen adayın ya da partinin o yöreye faydası olup olmayacağıdır. İnşallah herkes için en hayırlısı olur. Herkes elindeki kozlarını seçim öncesine kadar kullandı. Ama son söz seçmenindi. Bütün durumları değerlendirip oyunu kullandı.
Türkiye geneline baktığımızda CHP'nin oy dağılımında büyük bir değişiklik olmadığı, AKP'de ise 2004 seçimlerine göre az da olsa bir düşüklüğün olduğunu, diğer taraftan MHP ve DTP'de büyük bir artış gözlendiği görüldü. Burada AKP'deki düşen oy oranı ile diğer DP, SP ve diğer partilerdeki oyların DTP ve MHP'ye kaydığı görülüyor. Diğer taraftan önceki seçimlerde yani 2004'te DTP'nin kurulmamış olmamasından dolayı bu seçimlerde pay alması oylardaki dağılımı etkilemiş gözüküyor.
AKP'nin 2004 seçimlerine göre baktığımızda 12 büyükşehir yerine 10 büyükşehiri alması, 46 il belediyesinden 35'e düşmesi ve 483 ilçeden 448'e düşmesi başarısızlık gibi gözükse de bu diğer partiler açısından da endişe verici durum olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle CHP'nin oy oranındaki artışın az olması hala halkın CHP'ye karşı tedirgin bakması anlamına geliyor. MHP ve DTP olarak ta artı yönde bir değişim görünüyor ki bu değişimi DTP'nin meclisde yeralmaya başladığı için resmi olarak aday gösterebilmesine bağlanabilir. Burada asıl başarı MHP'nindir. MHP oy oranını önemli ölçüde arttırmıştır. Belkide önceki senelerdeki oy oranına yaklaştığını gösteriyor. Yani bir anlamda kendi oy tabanına ulaşmış bulunuyor.
İller bazında bakıldığında DTP'nin üstün bulunduğu Diyarbakır için AKP büyük uğraş verse de bunda başarılı olamadı. DSP'nin üstün olduğu Eskişehir'de de keza aynı başarısızlığa uğradı. Adana ve Antalya büyükşehirlerini elinden kaçırdı. Buralarda adayları değiştirmesi eksi yönde bir gelişme gibi gözükse de aynı durum Bursa'da olmadı. Aday değiştirildi ama oylar yine AKP'de kaldı. İstanbul ve Ankara gibi metropollerde AKP üstünlüğünü herşeye rağmen korumasını bildi. İzmir ise aynı çizgisinde devam ediyor.
Yerel seçimlerde her ne kadar parti gözü ile bakılsa da aday yönünden de etkili oluyor. Adayın ne kadar tanınmış olduğu, ya da hemşeri olması, veya ne kadar vizyonunun olduğu seçmenin dikkatini çeken unsurlardan. Ama sonuçlara bakıldığında bi başka ilginç gelişme ise belediye il meclislerindeki parti dağılımı. AKP'nin belediyeliği alamadığı illerde bile il meclislikleri AKP'nin üstünlüğü ile sonuçlanmış. Seçmen burada belediye başkanlığını A,B veya C Partisine vermiş olsa bile denetim işini AKP'ye vermiş gibi görünüyor.
Çıkan sonuçlara göre iktidarda olan AKP'nin en son genel seçimlerde almış olduğu %47'lik oy oranı %39'lara gerilediği için muhalif partiler erken seçim için ellerinden geleni yapacaklardır. Bir seçimin ne kadara malolduğu gözönüne alındığında, Türkiye'nin bir seçimi daha kaldırması çok zordur. Üstelik yukarıda da bahsettiğim gibi yerel seçimlerde parti kadar adayın da önemli rol oynadığı bir seçimde bu seçimin sonucunu tamamen parti bazında değerlendirmek çok da acımasızlık olur. Bütün iş doğru adayı seçebilmektedir. Bence iktidardaki partinin bir sonraki genel seçime kadar beklemek ülke yararına olacaktır.
Seçim sonuçları ne olursa olsun mahallemize, ilçemize, ilimize, büyükşehirlerimize ve de en önemlisi ülkemize hayırlı uğurlu olsun.